Siz hiç Google’a “Nasıl mutlu olurum” diye yazdınız mı? Ben yazdım. Mutlu olmak için o sıralar farkını ve değerini tam olarak bilemediğim birçok şeye sahipken üstelik. En başta sağlığım, canıma yoldaş bir eş, harika bir çocuk, iyi bir kariyer, bolluk bereket… Peki eksik olan neydi? Neydi aradığım? Bir süre sonra cevap geldi. Gelen cevap yumuşak dokunuşlar içermiyordu. Bir yumruk gibi sertti. Tam bu soruların cevabını aradığım yere, kalbime indi bu darbe. Babam öldü.
1976 yılında Adapazarı’nda doğdum. Anne ve rahmetli babam öğretmen oldukları için ilkokulu Gaziantep’te ortaokul ve liseyi Bandırma’da okudum. Her zaman parlak bir öğrenci olduğum söylendi. Çalışkandım da. O zamanlar hayalimde konservatuvar okumak vardı. Çünkü, şimdi de olduğu gibi bir yanım sanata özellikle müziğe aşıktı. Rahmetli babam bu isteğime karşı çıktı. Çünkü, ona göre ben iyi bir Avukat, Siyasetçi, Elçi… olabilirdim. Hayatımda ilk kez babamdan gizli büyük bir eylemde bulunarak İ.T.Ü Türk Musikisi Devlet Konservatuarı sınavlarına girdim ve kazandım. Babam, bendeki istikrarı anlayınca o da beni destekledi ve 18 yaşımda İstanbul serüvenim başladı. Ancak, gençliğimin pırıltılı hayalleri, ışığı, yaşadığım birçok olumsuzluk nedeniyle bir yıl içinde yerle bir oldu. Eve döndüğümde, rahmetli babam kapıyı açtığında hem fiziksel hem de ruhsal olarak tanıyamadığı bir Evrim vardı artık. Adımın anlamı gibi değişmiştim. Ancak bu değişim, ruhumda binlerce renkte acının saklandığı, hayal kırıklıkları, nefret ve öfkenin kol gezdiği, yaşadığım haksızlıkların, yalnız kalmışlığın, adaletsizliğin beni sarıp sarmaladığı bir yok oluştu. Bedenim varlıktayken, ruhum yokluktaydı. Büyümüştüm.
Yolculuğumun ilk durağı olan Koçluk Eğitimleri, iç dünyamı keşfe çıktığım dönemin atılan en keyifli, ilk adımları oldu. Aynı zamanda realist olduğu öne sürülen bir noktadan bugün “spiritüalizm” olarak adlandırılan geldiğim noktaya (ki ben bu duruma dönüşümün olağan akışı diyorum) akışın içinde kendiliğinden geçiş sağlayan bir başlangıç köprüsü.
Tek bir başarı vardır. O da istediğiniz şekilde yaşamaktır.
- Christoper Morley
“Nöro” sözcüğü (“sinir”) anlamına gelen Yunanca neuron kelimesinden türemiştir. Davranışın tümüyle nörolojik bir işlemin sonucu olduğu ilkesini simgeler. “Linguistik” sözcüğü (“dil”) anlamına gelen Latince lingua kelimesinden türemiştir. Sinirsel işlemlerin dil ve iletişim sistemleri aracılığıyla anlatılarak, düzenlenerek ve sıralanarak modeller ve stratejiler haline getirildiğini gösterir. “Programlama” sözcüğü özgül sonuçlar elde etmek için bir sistemin bileşenlerini (bizim konumuzda duyusal temsilleri) organize etmeyi anlatır.
NLP 1970’lerde henüz bir öğrenci olan Dr. Richard Bandler ile linguistik (Dilbilim) profesörü John Grinder'in, Milton Erickson, Virginia Satir, Fritz Perls, Gregory Bateson gibi zamanın en büyük terapist ve dilbilimcilerinin zihin süreçlerinin modellenmesi yoluyla ortaya çıkmış bir psikolojik danışma tekniğidir. Öznel deneyimlerle ilgilidir. Bilinçaltına çalışır.
Nöro Linguistik Programlama bir araya geldiği üç alanın adlarından üretilmiştir.
N Nöroloji: Beynin ve düşüncenin mekanizması nasıl işlenir?
L Linguistik: Dilimizi nasıl kullanırız ve bu kullanım bizi nasıl etkiler?
P Programlama: Hedeflerimize ulaşmak için eylemlerimizi nasıl sıralarız?
Sinirsel Dil Programlama yöntemi (İngilizce NLP, Neuro Linguistic Programming), yaşamımızda üzerinde düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirmiş olduğumuz algılama, düşünme ve davranış süreçlerini, bilinçli hale getirme ve geliştirmede etkin olarak kullanılan bir yöntemdir. NLP' nin altyapısını, insanların çevrelerini ne şekilde algılayıp tepki gösterdikleri, nasıl iletişim kurdukları ve davranış kalıpları üzerinde yapılan araştırmalar oluşturur. NLP' de bu tür araştırmalar özellikle kendi alanlarında çok başarılı olan insanların stratejileri üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Buna NLP’ de "Modelleme" (Modelling) denir ve günümüzde hızlı öğrenme (Accelerated Learning)'nin önemli bir parçasıdır. NLP araştırmaları sonucunda geliştirilen bilgi, teknik ve yöntemler, insanlar arasındaki iletişimi pekiştirmede kullanıldığı gibi, hedef ve çözüm bulma süreçlerinde de yıllardır başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
NLP rehberlik felsefesini oluştururken şu varsayımları temel alır:
-Hz. Mevlana
NLP’nin Başarı İlkeleri:
“Şu içinde olduğun tek anlık ömrünü fırsat bil ve onunla ilgilen. Ne geçmişe üzül ne de gelecekten kork.”
-Mevlana
Birçok dil ve kültürde nefes ve ruh aynı sözcüklerle ifade edilmiştir. Örneğin; Sanskritçede ruh, can anlamındaki “atman” sözcüğü hava, nefes anlamına gelir ki Almancada “atmen” sözcüğünün karşılığı da nefes almaktır. Grekçe’de “pneuma” can, ruh, rüzgar ve nefes anlamını taşırken, İbranicedeki “ruah” aynı anlamları taşıyan başka bir kelimedir. Latincede “spitirus” ruh, “spirare” nefes anlamındayken, İngilizce “respire”, Fransızca “respirer”, İtalyanca “respiare” aynı kökten gelmektedir. Doğu dillerinin çoğunda nefes, öz ve evrenle bağlantı kurmak anlamlarında kullanılır.
Kendi kültür ve geçmişimize bakıldığında ise nefesin kökü olarak kabul edilen nefs sözcüğü; ruh, can, öz, “bir şeyin kendisi olma” anlamlarındadır. Göktürkçede ve Uygurcada ruh anlamına gelen “tin”, aynı zamanda nefes anlamına da gelmektedir. “Sufizm” de nefes, yaradan ile aramızdaki köprüdür. Türk Dil Kurumuna göre ise nefes, “şifa amacıyla hastaya okunan dua, canlılık, hayat belirtisi” gibi anlamlar taşır.
Her insan doğal nefesiyle dünyaya gelir ve egomuzun devreye girdiği 2-3 yaşından itibaren limitleyici nefes alma alışkanlığını kazanmaya başlar. Nefes koçluğu, kişinin limitleyici olan nefesini analiz edip o kişinin tekrar doğal nefesine dönmesi için yapılan çalışmalardır. Nefes koçluğu yaklaşık 1,5 saat süren seanslar eşliğinde yapılmaktadır. Öncesinde kısa bir yaşam koçluğuyla birlikte devam ettirilir. Nefes koçları; nefesi analiz edip, kişinin nefes alışında bir problem varsa onun üzerinde birebir, canlı şekilde çalışır ve doğru olan yeni nefes alışkanlığını kazanması için kişiye rehberlik eder.
Yüzyıllardır kullanılan en önemli şifa araçlarından biri olan nefesin doğru kullanıldığında ve bilimsel tekniklerle desteklendiğinde mucizeler yaratan bir iyileştirme gücü olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Nefes, fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal tepkilerimizin kontrolüne sahip ana merkezdir. Yaşanan her duygunun, atılan her adımın, yaşamın her anının bir nefes karşılığı vardır, yani nefesimizi etkilerler. Aynı şekilde nefesimiz de onları etkiler. Çünkü, beynimiz aslında bedenimizi algılamak için programlanmıştır. Sinir sistemimiz, kalbimizin ritmini, nefesimizi, bedendeki tüm dokularımızı algılar ve ona göre “stres altındasın” ya da “dingin ve güvendesin” diyerek beyne mesaj yollar. Beyin aldığı mesajlara göre değişir. Stres altındayken nefesimiz yoluyla onunla aynı dilde konuşabilir, ona mesaj gönderebiliriz. Ve böylece, fizyolojik olarak nefes alışkanlığımızı değiştirmekle, beyne pozitif sinyaller göndererek anında otonom sinir sistemimizi dengeli bir hale getirmiş oluruz.
Nefes, sadece fiziksel sağlımıza değil, her türlü sınırı aşıp özgürleşmek, bütünün farkına varmak, birlik bilincine ulaşmak anlamında da en etkili ve kolay bir dönüştürücüdür. Nasıl nefes alıyorsak, öyle yaşarız. Nasıl yaşıyorsak, öyle nefes alırız.
Birlikten bütüne, birebir yapılan nefes koçluğu seanslarını veya meditasyon eşliğinde, doğal nefesimizden kadim nefes tekniklerine uzanan bir yelpazede “nefesini fark et” atölyelerinde görüşmek dileğiyle…
Sağlıklı yaşamla ilgili önerilerimi tek bir sözcükle sınırlamam gerekseydi “nefes” derdim.
Dr. Andrew Well
Dilerseniz birebir online seans alabileceğiniz gibi, sınırlı sayıda yapılacak olan online atölye gruplarına da dahil olabilirsiniz.
Periyodik zaman aralıklarında yapacağımız atölyelerle ilgili içerik bilgisi, sizlerin de talepleri dikkate alınarak atölye tarihinden önce paylaşılacaktır.
NEFES ATÖLYELERİNDE
ZİHNİNİ SAKİNLEŞTİR & BEDENİNDE DENGE YARAT VE PARLAT & TOKSİNLERİNDEN ARIN
Sevgili Evrim Hanım, Sizinle tanışmadan öncesindeki olumsuz, negatif düşüncelerimin seanslarınızın sonrasında, hayata ve insanlara karşı bakış açımın bu kadar net değişmesi, asla olmaz dediğim birçok şeyin olması… İyi ki tanıdım sizi, iyi ki inandınız bana ve iyi ki varsınız. Teşekkür ederim güzel kalbiniz ve emekleriniz için.
Evrim hanım, işini ciddiye alan, disiplinli ama bir o kadar da sevecen, sıcak, samimi biri… Onunla yaptığım her seans benim için ayrı bir deneyim ve dönüşüm oldu. Evrim hanım hayatımda girdiğinden beri her şey değişti. Hayatım değişti… Olaylara olumlu yönden bakmayı öğrendim onun sayesinde mesela. Bakış açımı değiştirmeyi, koşulsuz sevgiyi hatırlattı bana. İyi ki dediklerimden biri oldu. Emekleri için sonsuz teşekkürler.
Merhaba Evrimcim, Evrim Hocam, Evita... bendeki sıfatların öyle çok ki. Çocuk akıllı zamanlarım, asiliğim, yol arkadaşım, suç ortağım, dostum, uzar gider. Hayat beni ilk danışanlarından olmamı da nasip etti. İyi ki de etti. Doğal şifalandırıcı enerjini bir de eğitim ile taçlandırıp ruhlara dokunman eminim bütünün hayrına olacak. Bunu bizzat tecrübe etmiş biri olarak biliyorum. Bende neler mi oldu? Almam gereken geciktirdigim kararlari alabildim. Üstümdeki miskinliği attım. Motivasyon ve kabulüm kolaylaştı. Ve bunları somut adımlarla taçlandırdım. Bir ömür hayatımda olman dileğiyle. Yeni yolunda nice insanlara ışık olmanı izlemeye hazırım biricik koçum…
ThetaHealing® Yaratıcıyla bağlantı halinde, fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal olarak anda şifa yaratan bir dönüşüm tekniğidir. ThetaHealing® ile bir sebeple oluşan, bilinçaltına atılan (eskiye ait) negatif inançlarımızın tespiti, yerine şimdi, olması gereken (yeni) pozitif inançlarımızın theta frekansında, meditasyon eşliğinde konulması ve değiştirilmesi uygulaması gerçekleştirilir.
Derin bir bilinçaltı meditasyon yöntemi olarak kişiye daha iyi bir yaşam vadeden ThetaHealing® Vianna Stibal tarafından 1995 yılında keşfedilmiş bir tekniktir.
Kurucusu Vianna Stibal, ruhsal felsefesini ve meditasyon tekniği olan ThetaHealing®'i tüm dünyada öğreten dünyaca ünlü bir ruhani öğretmen ve şifacıdır. 27 yıl önce kendi iyileşmesine tanık olduktan sonra, duyguların ve inançların bizi çekirdek, genetik, tarih ve ruh düzeyinde etkilediğini keşfetmiştir. Bu keşfi sonucunda nasıl inandığımızı, neden inandığımızı, hayatımızda nasıl sorun ve hastalık yarattığımızı, bunları nasıl değiştireceğimizi ve Yaratıcının gerçek planını nasıl anlayabileceğimizi, arzu ettiğimiz gerçekliği nasıl yaratacağımızı öğrenebilmemiz için ThetaHealing® tekniğini geliştirmiştir. Ayrıca, bu tekniğin öğretilebilir olduğunu keşfetmekle kalmamış, öğretilmesi gerektiğine de inanmıştır.
Vianna Stibal, her ırk, inanç ve dinden insana tekniği öğretmek için dünyanın her yerinde seminerler düzenlemektedir. Dünya çapında yaklaşık 500.000 uygulayıcısı olan 180'den fazla ülkede çalışan öğretmen ve uygulayıcı yetiştirmiş ve yetiştirmeye devam etmektedir.
Yaptığınız ve söylediğiniz her şey beynin frekansları tarafından kontrol edilir. Beynin 5 farklı frekansı vardır:
| Delta | Theta | Alfa | Beta | Gamma |
|---|---|---|---|---|
| 0-4HZ | 4-7HZ | 7-14HZ | 12-28HZ | 40-5000HZ |
| Derin Uyku | Derin Gevşeme Hali | Meditatif Durum | Aktif- Uyarılmış | Yüksek Zihinsel Aktivite |
Theta beyin dalgası, derin uykuya geçmeden önceki frekanstır. (4-7hz). Bu frekansa yönelik yapılan meditasyon ise bilinçaltının gizemli kapılarının sonuna kadar açılmasına yardımcı olur. Theta frekansında, çok derin bir gevşeme halinde bilinçaltımız theta frekansına uyumlanır.
Örneğin; kişi evliliğe inanmayan ya da evlilikte problemler yaşayan biriyse gerçekleştirilen Thetahealing® uygulaması esnasında bu kişinin ebeveynlerinin kötü bir evlilik hayatına sahip olduğu ya da çocukluğunda bu konuda bir travma yaşadığı ortaya çıkabilmektedir. İşte tam da burada kişinin negatif kök inancı tespit edilir yerine pozitif inanç yerleştirilir. Ve gerekli hisler yüklenir.
Tüm süreç Yaradan rehberliğinde O'nun tarafından gerçekleştirilen her adıma uygulayıcının tanıklık etmesiyle tamamlanır. Yani bizler, Yaradan’la kişiler arasında sadece bir tanığızdır.
Bilinçaltındaki olumsuz kayıtların olumluya çevrilmesi olarak da özetlenebilecek olan bu teknikte beynin theta frekansına yönelik olarak bir meditasyon gerçekleştirilmesi sayesinde kişinin algısal ve sezgisel düşünce sisteminin de değiştirilmesine yardımcı olunur. Bilinç üstünde ve bilinçaltındaki inanç ve düşünce kalıpları ile hayata dair kodlamalar birbiriyle çelişirse kişinin mutlu olma ve istediği gibi bir hayat yaratma şansı da o ölçüde azalır. Kalıplaşmış düşünceler ortadan kaldırıldığında yeni fikirlere ve duygulara da yer açılabilir. Ve böylece fiziksel ve spiritüel bir dönüşüm başlar.
Thetahealing® Seansları online veya yüz yüze olarak gerçekleştirilir.
Her bir uygulama yaklaşık 90 dakika sürer.